umutyasarozgen

Month: Haziran, 2015

Yunanistan’da Darbe — Franco Bifo Berardi

YERSİZ ŞEYLER

Yazıyı kimin Türkçeye çevirdiği bilinmiyor.

Eğer IMF’de, Avrupa Merkez Bankası’nda ve Avrupa Komisyonu’nda gün be gün meydana gelen gelişmeleri göz önüne alırsanız senaryoyu görebilirsiniz: Global finans sistemi Yunanistan’da bir darbe tasarlıyor. Ve, darbeyi uygulamaya koymak için, milyonlarca insanı açlıkla ve aşağılamayla baş başa bırakıyor, onları Avrupa’da asla olmasını beklemediğimiz bir insani krizin içine doğru itiyor.

View original post 511 kelime daha

Grundrisse’den Kapital ve Ötesine “O Zaman ve Şimdi” – George Caffentzis

komünizmin güncelliği

george-caffentzis-768x1024

Çeviren: Sinem Özer

“Ancak aslında bunlar, bu temeli havaya uçuracak maddi koşullardır.”
-Grundrisse (Marx, 1973:706)

“Böylece kabuk parçalanır.”
-Kapital (Marx 1976:929 [727])

Bu sunuş Marxbiliminin [Marx’ın Grundrisse ya da Ekonomi Politiğin Eleştirisinin Temelleri (Taslak Metin) olarak bildiğimiz adeta çıban çıkartan zihinsel çalışmasının bir volkan gibi patlamasının anısına] olduğu kadar, anti-kapitalist hareketin artan “tekno-şüpheciliği”nin çağdaş kavramsal tarihinin de bir parçasıdır (bu nedenle de ayrıca 1970’lerde tam da burada Padova Üniversitesi Siyaset Bilimi Enstitüsü’nde özellikle Maria Rosa Dalla Costa ve Ferrucio Gambino’nun çalışmaları sayesinde meydana gelen anti-kapitalist düşünce ve eylem patlamasına bir ithaftır). “Tekno-şüphecilik”le kapitalizme karşı mücadelede teknolojik değişimin merkeziliğini sorgulayan politik bir tutumu kastediyorum. Burada, Marx’ın 1857’den 1882’ye kadarki düşüncesi ile 1960’lardan günümüze anti-kapitalist hareket içindeki (ABD’ye özel olarak değinmek suretiyle) tema silsilesi arasındaki bazı paralellikleri takip edeceğim.
Kaçınılmaz olarak bu çaba, otobiyografiye kayması nedeniyle bir şekilde öznel olacaktır. Bu paralellikler için yapısal ya da nedensel gerekçeler bulmak iddiasında değilim, ancak…

View original post 5.954 kelime daha

Robespierre ya da Terörün ‘İlahi Şiddeti’ – Slavoj Žižek

komünizmin güncelliği

louis16-execution

1953’te, Çin Başbakanı Zhou Enlai, Kore Savaşını sona erdirmek amacıyla barış görüşmeleri yapmak üzere Cenova’dayken, kendisine Fransız Devrimi hakkında düşüncelerini soran bir Fransız gazeteciye şöyle karşılık verdi; ‘Bunu söylemek için hala çok erken.’ Bir biçimde haklıydı; 1990ların sonunda ‘halk demokrasileri’nin parçalanıp dağılmasıyla, Fransız Devriminin tarihi önemi için verilen mücadele yeniden alevlenmişti. Liberal revizyonistler, 1989’da Komünizmden feragat edilmesinin tam zamanında gerçekleştiği fikrini dayatmaya çalışmışlardı; bu, 1789’da başlayan bir devrin sonuna gelindiğine işaret ediyordu, ilk kez Jakobenlerle birlikte sahnede boy gösteren devletçi-devrimci modelin son başarısızlığına.
Başka hiçbir yer yoktur ki, ‘her tarih, şu anın tarihidir’ hükmü Fransız Devrimi vakasında görüldüğünden daha doğru olsun: bununla ilgili tarihyazınsal algı, politik çekişmelerin ayak oyunları ve gel-gitlerine daima yakından ayna tutmuştur. Tüm muhafazakâr türlerini teşhis eden işaret, kati bir ret içerir: Fransız Devrimi başlangıcından itibaren bir felaketti, tanrısız modern aklın ürünü; insanlığın habis işlerine Tanrının verdiği ceza olarak yorumlanması gerekir. Bu nedenle, izler elden geldiğince adamakıllı…

View original post 13.336 kelime daha

İlksel Birikimin Sürekliliği – Werner Bonefeld

İlksel Birikimin Sürekliliği – Werner Bonefeld.

Din Olarak Kapitalizm – Walter Benjamin

komünizmin güncelliği

walter-benjamin-na-bibliotheque-nationale-de-france-paris-e28094-fgisele-freund-1939

[74. Fragman]

Çeviren: Akın Sarı

Kapitalizm bir din olarak görülebilir. Başka bir deyişle kapitalizm esas itibariyle daha önce dinin yanıtladığı benzer endişeleri, ıstırabı ve kaygıyı tatmin etmeye hizmet eder. Weber’in düşündüğü gibi yalnızca dinsel olarak belirlenen bir yapıdan ziyade, aslında dini bir fenomen olarak kapitalizmin dinsel yapısının kanıtı, bugün halen insanları yanlış yoldan sonsuz, evrensel bir polemiğe sürükler. Direndiğimiz ağın rehavetine kapılamayız. Yine de etkili bir görüş daha sonra mümkün olacaktır.
Bununla birlikte, halihazırda kapitalizmin dinsel yapısının üç niteliği ayırt edilebilir. Birincisi, kapitalizm belki de şimdiye kadarki en aşırı katışıksız dinsel tapınmadır. Kapitalizm içerisinde her şey ancak doğrudan tapınma ilişkisi içerisinde anlam kazanır: Hiçbir özel dogma, teoloji ayırt etmez. Bu bakış açısından faydacılık onun dinsel rengidir. Tapınmanın somutlaşması, kapitalizmin ikinci niteliğiyle bağlantılıdır: Sonsuz tapınma süresi. Kapitalizm sans rêve et sans merci tarzı bir tapınma ayinidir. Burada bütün mukaddes tantananın -aşırı ibadet gayreti- korkunç şekilde sergilenmesi anlamında dini bayramı olmayan tek…

View original post 1.251 kelime daha