Siyasetin üç hali: olağanüstü, olağan, olağanaltı

umut tarafından

Can Evren

17 Nisan Pazartesi sabahı sokağa çıkıp otobüs durağına vardığımda, önümden geçen ilk belediye otobüsüne baktım. Saat sabah sekiz civarıydı yanılmıyorsam. Otobüs tıklım tıklım dolu, bildiğimiz gibi birinin kolu camdan fırlıyor, birinin çantası kapıya sıkışıyor. Olağan koşuşturma şehre hakim. Ben de kütüphaneye gidip, iki gün sonra teslim etmem gereken yazıyı bitirmeliydim ve bu pazartesi sabahı, işyerim sayılabilecek kütüphanelerden birine doğru yoldaydım. Börekçiler her gün olduğu gibi sabahın erken saatinde açmış, böreklerini fırına atmış, işe giderken atıştıracak binlerce müşteri için girecekleri hizmet yarışına hazırdılar. Dükkanların çoğu herhangi bir başka gün gibi, açıktı.

View original post 1.963 kelime daha

Reklamlar