umutyasarozgen

Radikal demokrasi: Faşizme karşı ön cephe – Dilar Dirik

Dünyadan Çeviri

32927

Eğer bütün sömürgelerin en eskisi olan kadınların köleleştirilmesi başarılamasaydı; faşizm de mümkün olamazdı. Bütün baskı gören ve zulme uğrayan gruplar içinde kadınlar kurumsallaşmış şiddetin en eski biçimlerine maruz kalmıştır. Kadınların savaş ganimeti, erkeklerin hizmetinde birer araç, cinsel tatmin nesnesi ve nihai güç iddiası odağı olarak görülmesi her faşist bildiride ısrarla vurgulanmaktadır. Devletin ortaya çıkışı ve özel mülkiyetin fetişleştirilmesi her şeyden çok kadınların teslim alınmasıyla mümkün kılınabilmiştir.

ROAR Magazine

Çeviri: Ulaş Dewres

2014 yılı sonbaharıydı; IŞİD’in Irak ve Suriye’de muazzam büyüklükteki alanları ele geçirmesinden ve işlediği soykırım ve kadınkırımlarından sadece aylar sonra, çok az bilinen Kobanê kasabasının ufkundan güçlü bir devrimci umut ışığı yükseldi.

2013’ten beri Suriye içindeki çok geniş alanların yanı sıra Irak’ta Musul, Tel Afer ve Şengal’i istila etmiş olan IŞİD Kürtler tarafından Rojava olarak tanınan Kuzey Suriye’ye bir saldırı başlatmaya hazırdı. Kobanê’de karşılaşmayı beklemediği şey ise kendisini her halükârda cesaretle savunmaya hazır örgütlü bir politik topluluktu; bu IŞİD’in…

View original post 2.615 kelime daha

Reklamlar

Güçler ayrılığı ve Avrupa ile İslami Ortadoğu arasındaki kurumsal ayrışmanın Ortaçağ’daki kökenleri

Dünyadan Çeviri

Laurentius_de_Voltolina_001

Güçler ayrılığı ve Avrupa ile İslami Ortadoğu arasındaki kurumsal ayrışmanın Ortaçağ’daki kökenleri

Eric Chaney[1]

Kaynak

Özet

Sürdürülebilir ekonomik büyümenin kökenlerini Avrupa’nın benzersiz kurumsal çerçevesinde gören etkili bir literatür var. Bu makalede, Avrupa’nın özgün kurumsal bağlamını daha iyi anlamayı sağlayacak kavramsal bir çerçeve önermek için, tarihsel bulguları süregiden araştırmamın çıkarımlarıyla birleştiriyorum. Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü takip eden bir dizi şokun, toprak sahibi aristokrasi, ruhban sınıf ve hükümdar arasında aşamalı bir güçler ayrılığına yol açtığını gösteriyorum. Bu güçler ayrılığı ise, nihayetinde, büyümeyi artıran kurumsal yenilenmeye benzersiz şekilde olanak sağlayan bir siyasal ortam sağladı. Ortadoğu’da hükümdarlar benzer bir şoklar dizisini yaşamadılar ve köle ordularının kullanımı üzerinden, Avrupa tarzı bir güçler ayrılığının önüne geçebildiler.

View original post 3.791 kelime daha

Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Dünyadan Çeviri

Rojava_FI-1920x700Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler.

View original post 2.384 kelime daha

der junge karl marx

Mutlak Töz

imgres-1

“Yerdeki odunların toplanması ile odun hırsızlığı, dolayısıyla bütünüyle farklı şeylerdir. Hem edimleri hem de bu edimlerin yöneldiği nesneleri itibariyle ayrışırlar, zira birbirinden tamamen farklı iki düşüncenin ürünüdürler; bir düşünme tarzını diğerinden ayırt etmemizi mümkün kılan nesnel ölçüt, edimlerinin biçimi ve içeriğinden başka ne olabilir ki? Yine de, bu özsel farklılığa rağmen, her iki edimi de hırsızlık olarak tanımlayıp cezalandırabilirsiniz. Doğrusu, odun toplamayı odun hırsızlığından çok daha sert biçimde cezalandırmış olursunuz, zira onun hırsızlık olduğunu ilan ederek halihazırda bir kere cezalandırmışsınızdır ki, bu da gerçek odun hırsızlığında açıkça telafuz etmediğiniz bir cezadır. Yerdeki odunların toplanmasını, odunların katli olarak adlandırmış ve bir cinayet gibi cezalandırmış olmalıydınız. Kanun, hakikati söylemenin evrensel zorunluluğundan muaf değildir; hatta şeylerin doğal yasasının evrensel ve otantik bir sözcüsü olduğundan buna iki kere zorunludur. Tam da bu yüzden, şeylerin doğal yasası kanununa göre değil, kanun şeylerin doğal yasasına göre düzenlenmek zorundadır. Ama eğer kanun, hırsızlık terimini, en fazla bir…

View original post 960 kelime daha

NESTOR MAHNO: İNSAN VE EFSANE – Paul Avrich

komünizmin güncelliği

“Mahnovistler anarşist hareketin Leninistleridir ve bizatihi anarşistler tarafından da tecrit edilmişlerdir.”

1921-_%d0%bd%d0%b5%d1%81%d1%82%d0%be%d1%80_%d0%bc%d0%b0%d1%85%d0%bd%d0%be_%d0%b2_%d0%bb%d0%b0%d0%b3%d0%b5%d1%80%d0%b5_%d0%b4%d0%bb%d1%8f_%d0%bf%d0%b5%d1%80%d0%b5%d0%bc%d0%b5%d1%89%d0%b5%d0%bd%d0%bd

Anarşist partizan önder Nestor Ivanoviç Mahno, Rus Devrimi ve İç Savaş’ın en renkli ve kahraman kişilikleri arasındadır. Tarihte anarşistlerin genişçe bir zaman diliminde büyük toprak parçalarını denetledikleri pek az örnekten biri, Mahno’nun Ukrayna’da önderliğini yaptığı harekettir. Mahno bir yıldan fazla bir süre bozkırlarda Troçki ya da Denikin’den daha etkili bir güç olarak kaldı. Doğuştan askeri önder yeteneklerine sahipti; yağma ve talan peşinde bozkırlarda oradan oraya dolaşan sayısız başıbozuk çeteleri bir yana bıraktığımızda bile, hem Beyazlar’a, Avusturyalı işgalcilere ve Ukraynalı milliyetçilere, hem de Kızıllar’a karşı aynı anda pek çok cephede birden savaşmıştı. Victor Serge’e kulak verirsek, “erişilmez yetenekte bir stratejist”ti; onu köylü ordusunda” gerçekten destansı bir örgütlenme ve savaş yeteneği vardı Emma Goldman, onun, “Devrim’in güney bölgesinde öne çıkardığı en önemli ve pitoresk kişilik” olarak adlandırır’. Mahno 27 Ekim I889’da Ukrayna’da, Dinyeper nehri ile Azak Denizi arasında bulunan…

View original post 4.721 kelime daha

Uzlaşmaz Devrim: Marx’tan önce Blanqui vardı – Doug Enaa Greene

Dünyadan Çeviri

blanqui Louis-Auguste Blanqui’nin kabri. michale_hamburg69 / Flickr

Karl Marx, Louis-Auguste Blanqui’yi “Fransa’daki Proleter Parti’nin beyni ve ilham kaynağı” olarak nitelemişti. Her ne kadar bugün büyük ölçüde unutulmuş olsa da, tüm dünyadan devrimciler, bu 19. yy. Fransız siyasi tutsağını, devrimci sosyalizmin kahramanı olarak görüyorlardı bir zamanlar. Bu kadar çok politik bozulma ve tavizin olduğu bir çağda, Blanqui’nin hayatına göz atmaya değer.

JacobinMag

Çeviri: Bircan Polat

Blanqui elli yılı aşkın bir süre söylemleri ve yazıları ile Fransız radikallerine ilham kaynağı olmuştur. Cezaevine girmeden, yarım düzine ayaklanma başlatmış, devletle devrimciler arasında yaşanan şiddetli çatışmalarda ön saflarda yer almıştır. Hayatını kapitalizmi yıkmaya ve sosyalist bir cumhuriyete adamıştır. Bugün, giderek vahşileşen neoliberal rejimler ile karşı karşıyayken, Sol, Blanqui’nin sosyal dönüşüme olan tereddütsüz sadakatinden ilham almalıdır.

View original post 1.492 kelime daha

Perry Anderson ve Süleyman Murad: İslamcılık ve Modern Arap Dünyası

Dünyadan Çeviri

TOPSHOTS-EGYPT-POLITICS-DEMOVersoBooks.com

Çeviri: Bircan Polat

İslam imgesi, hiçbir zaman kamuoyunun ilgisini bu kadar çekmemişti. Hoş, bu imaj, İslam teolojisi, tarihi ve pratiği hakkında yalan yanlış bilgiler ve cehaletle dolu.

Perry Anderson ve ünlü İslam tarihçisi Süleyman Murad, İslam Mozaiği (Mosaic of Islam) kitabında, Muhammed’den bugüne İslam’ın uzun tarihini ve anlayışını, açık ve anlaşılır bir üslupla sunmayı amaçlıyorlar. Kitaptan alıntılanan bu bölümde Anderson ve Murad, Şiiler ve Sünniler arasındaki husumeti, Arap Baharı’nın nedenlerini ve sonuçlarını, İsrail’in Ortadoğu’daki yerini ve Pan-Arabizmin tarihini tartışıyorlar.

Perry Anderson: Ortadoğu’da Sünniler ve Şiiler arasındaki husumetin bugünlerde şiddetlice nüksetmesi ne anlatıyor? İki topluluk arasındaki gerginlik yüzyıllar boyunca bu seviyeye ulaşmamıştı. Gerginliğin bu dereceye ulaşmasının arkasındaki modern dinamikler nelerdir?

Süleyman Murad: Modern İslam’ın pan-İslamcı olarak bilinen üç büyük figürü var: Mısır’da Kutub (1906-1966), İran’da Humeyni (1902-1989) ve Hindistan-Pakistan’da Mevdudi (1903-1979).

View original post 1.347 kelime daha

Bauman ve verisiz sosyal bilim – Neil Gross

Dünyadan Çeviri

12gray-master768nytimes.com

Bauman 20. yüzyıl ortası “katı modernitesinden” günümüzün “akışkan modernitesine” doğru bir geçişe tanıklık ettiğimizi söylüyordu. Yaşam daha özgür hale gelmişti; daha geçişken ve çok daha riskliydi. Prensipte, çalışanlar sıkıldıkları vakit işlerini değiştirebilirlerdi. Yurtdışına yerleşebilir ve kendilerini alışveriş üzerinden baştan yaratabilirlerdi. Tek bir tıkla yeni cinsel partnerler bulabilirlerdi. Ama devamlılık pek azdı. Bu yeni atmosferde bazıları kazançlıydı; daha önce geçerli olan kurum ve normlar boğucu ve baskıcı olabiliyordu. Peki ama gelgeç bir işgücü, daha eşitlikçi bir kaynak dağılımı mücadelesinde bir araya gelebilir miydi? Alışveriş takıntılı tüketiciler, sorumlu ve ilgili yurttaşlar olma görevlerine geri dönebilirler miydi? Kısa vadeli arzuların motive ettiği sevgililer, bağlılığın değerini öğrenebilirler miydi?

Sosyolog Zygmunt Bauman’ın 91 yaşında ölümü ile entelektüel dünya nadir bir sezgi ve görüş menziline sahip bir düşünürünü kaybetti. Çalışma tarzı bugün ABD’deki birçok sosyal bilimciden radikal şekilde farklı olan bu düşünürün aramızdan ayrılışı vesilesiyle, mesleğimizin daha fazla üyesinin onu örnek alması halinde kazanabileceklerimizi düşünebiliriz.

View original post 763 kelime daha

Kızıl Ordu Fraksiyonu: Bir Kent Gerillasının Anatomisi – G. Schelm

komünizmin güncelliği

raf_soliplakat_klein

Alman Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) Avrupa’nın en tanınmış kent gerilla örneklerinden. Üstelik de en ağır baskı ve yok etme saldırıları altında, en uzun süre varlığını sürdüren kent gerilla gruplarından biri. 1970 yılında kuruluşundan 1998’de resmen kendini fesh ettiğini açıklamasına kadar, kapitalist Almanya devletine ve ABD emperyalizmine karşı silahlı mücadele yürüttü. RAF, kendisini “Üçüncü Dünya”nın kurtuluş hareketleriyle birlikte, bir uluslararası devrimci cephenin parçası olarak görüyordu.

Kent gerillasının inşasını, örgütsel yapısını ve işleyişini ele alacağımız bu yazıda ideolojik esin kaynağı olarak Maoizmden etkilenen RAF’ın siyasi hedefleri tartışılmayacak.

Kent gerillasının siyasi ve örgütsel hedefleri nelerdi? Gerilla kentlerde nasıl yapılanıyordu? Eğitim ve logistik faaliyetleri nasıl örgütleniyordu? RAF’ın kadro ve önderlik sorunlarına yaklaşımı, yasal ve yasadışı mücadele anlayışı neydi?

Karşıdevrimin yazarları, polis ve istihbarat aygıtı ile birlikte RAF üzerine binlerce kitap yazdı. Fakat bunlar RAF’ın gerçek yapısı, örgütlenme biçimi ve anlayışı konusunda çok cüzzi ölçüde güvenilir bilgi sunuyor. Bunun esasen iki temel nedeni var: birincisi…

View original post 2.155 kelime daha

Castoriadis’in Alternatif Otonomi Yaklaşımı – Mümtaz Murat Kök

komünizmin güncelliği

escuelita-paco-13

Cornelius Castoriadis: Bir ‘Tohum’ ve ‘Proje’ Olarak Otonomi

Castoriadis’in otonomi kavramını ele alışını tek bir cümle içinde tanımlamak pek mümkün değildir. Kendi entelektüel kimliği ile benzer biçimde, Castoriadis otonomiyi çok yönlü ele almaktadır. Dolayısıyla Castoriadis’in otonomi kavramına yaklaşımı üç yönden incelenecektir; otonomi-heteronomi farkı, bir yaratı olarak otonomi ve bir proje olarak otonomi.

Castoriadis’in otonomi çalışmalarına katkılarından belki de en önemlisi otonomi kavramının karşıtı olan heteronomi kavramıyla karşılaştırılması ve farklılıkların ortaya konmasıdır. Yunanca olan ve auto ve nomos kelimelerinin birleşiminden meydana gelen otonomi kavramı Türkçe’ye tercüme edildiğinde öz kanunlar anlamına gelmektedir.[1]Castoriadis de bu tanımdan yola çıkarak toplumların heteronom veya otonom olma durumlarını toplum içerisindeki ilişkileri düzenleyen kanun ve kuralların özgünlüklerine göre belirlemektedir. Heteronom bir toplumun karakteristiği nedir, heteronom bir toplum bu kadere mahkûm mudur? Castoriadis, tarih boyunca hemen her yerde ve hemen hemen her zaman toplumların kurumsallaşmış heteronomi içerisinde yaşadıklarını tartışmaktadır. Bu durum içerisindeki toplumların heteronom karakterlerini belirleyen en önemli özellik…

View original post 3.040 kelime daha